Kayınbirader Yanında Baş Açılır Mı? Küresel ve Yerel Perspektiften Bazen sıradan bir soru, bir kültürün sınırlarını, normlarını ve inançlarını sorgulamamıza yol açar. “Kayınbirader yanında baş açılır mı?” sorusu da tam olarak böyle bir soru. Hani, arka planda küçük bir kafa karıştırma yaratıyor ve aslında bu küçük ayrıntı, büyük bir kültürel değişim ve normlar meselesine dönüşüyor. Türkiye’de, bu soruya cevap verirken, işin içine bazen gelenekler, bazen modern hayatın getirdiği esneklik giriyor. Ama ya dünyada nasıl? Kültürel bağlamda bakınca, bir kayınbiraderin yanında baş açmak gerçekten ne anlama geliyor? Gelin, yerel ve küresel perspektiften biraz bakalım. Kayınbirader Yanında Baş Açılır Mı? Türkiye’de Durum…
12 YorumKategori: Makaleler
Hz. Muhammed Kaç Dil Biliyordu? Hepimiz hayatımızda birkaç dil öğrenmeye çalıştık, değil mi? “Birkaç cümle kurarım, kolay!” diyerek başladık ama sonra dilin o kadar da kolay olmadığını fark ettik. Mesela, İngilizceyi bir şekilde öğrenmeye başlıyoruz, ama sonra Fransızca, İspanyolca derken, dil sınavlarından, gramer kitaplarından ve biraz da kulak burun şişirmelerinden geçiyoruz. O sırada, “Bu kadar dille ne yapacağız?” diye düşünmekten alıkoyamıyoruz kendimizi. Şimdi bir düşünün, bir de Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kaç dil bildiğini merak edelim. Yani, 7. yüzyılda yaşarken bu kadar dille nasıl haşır neşir olmuş olabilir ki? “Acaba birden fazla dilde ahlaki öğütler veriyor muydu?” diye düşünmeden edemiyorum. Hadi…
14 YorumRüşdiye Nerededir? Bir Tarihî Mirasın İzinde Bir sabah, sabah kahvesini yudumlarken, “Rüşdiye” kelimesi zihnimde belirdi. Bir zamanlar çocukken sıkça duyduğum, ama tam olarak ne anlama geldiğini anlayamadığım bu kelime, o günün sabahında bana nostaljik bir his uyandırdı. “Rüşdiye nerededir?” diye düşünmeye başladım. Çocukken okuduğumuz eski hikâyelerde bu kelime sıkça geçerdi ama nerede olduğunu ya da neyi ifade ettiğini hiç düşünmemiştim. Peki, ya şimdi? Bugün, “Rüşdiye” kelimesi ne anlam taşıyor? Kimler bu kurumdan geçti, bugün ne ifade ediyor ve hangi toplumlarda varlık gösteriyor? Gelin, biraz bu kelimenin peşine düşelim. Rüşdiye: Bir Tarihî Eğitim Kurumu Rüşdiye’nin Kökeni ve Anlamı Rüşdiye, Osmanlı İmparatorluğu’nda,…
Yorum BırakEbu’l-Hayrât: Toplumsal Düzen ve İktidarın Anlamı Üzerine Bir Analiz Günümüz siyaset bilimi, toplumsal ilişkilerin, iktidarın, kurumların ve bireysel katılımın nasıl şekillendiği üzerine derin bir kavrayış geliştirmeye çalışırken, tarihsel ve kültürel bir mirasın izlerini de üzerinde taşır. İnsanlık tarihindeki farklı toplumlar ve devletler, “meşruiyet” ve “katılım” gibi kavramları sürekli sorgulamış, bu kavramları belirli ideolojiler ve güç ilişkileri çerçevesinde şekillendirmiştir. Ebu’l-hayrât kavramı, bu anlamda sadece bir toplumsal düzeni tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda iktidarın meşruiyetini ve halkın devletle kurduğu ilişkiyi sorgulayan derin bir içerik taşır. Peki, bu kavram ne ifade eder ve günümüz siyasal ortamı içinde nasıl yorumlanabilir? Ebu’l-Hayrât ve Toplumsal Düzen Ebu’l-hayrât,…
Yorum BırakCash Call Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Siyasi düzenin içinde, devletler ve hükümetler arasındaki güç ilişkilerinin, toplumsal düzenin ve bireylerin haklarının sürekli olarak şekillendiği bir dünyada, bazen devletin topladığı kaynağın ne şekilde harcandığına dair net sorular sormak önemlidir. Bugün sizlere “cash call” gibi ilk bakışta ekonomik bir terim gibi görünen, ancak aslında derin toplumsal ve siyasal boyutları olan bir kavramı ele alacağım. Bu kavram, temelde belirli bir grup veya devletin, projeleri ya da giderleri finanse edebilmek adına, katılımcılardan yapılan ödeme talepleri olarak tanımlanabilir. Ancak, bu basit tanımın ötesinde, “cash call” bir hükümetin ve özellikle demokratik toplumların güç ilişkileri,…
Yorum BırakBitkilerde Hareket Eder Mi? Kültürel Görelilik ve Doğanın Gizemli Dansı Bir sabah, doğanın ritmine kulak vermek üzere bir yürüyüşe çıktınız. Havanın sabah serinliği ve ağaçların arasından süzülen ışık, insanın içindeki sessizliği uyandırır. Ama o an bir şey fark ettiniz: Ağaçlar, çiçekler, belki de etrafınızdaki bitkiler, sanki hareketsiz değillerdi. Zaman zaman, özellikle rüzgârda sallanan yapraklar ya da güneşe doğru dönerek açan çiçekler, bitkilerin hareket ettiğini hissettiriyor. Peki, bitkiler gerçekten hareket eder mi? Sadece bilimsel bir soru olarak mı kalmalı, yoksa kültürler üzerinden, insanla olan ilişkileri üzerinden de bakmak gerekebilir mi? Kültürlerin farklı bakış açıları, doğaya ve bitkilere nasıl baktığını şekillendirir. Bu…
Yorum BırakAyva Deneği Neye İyi Gelir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Toplumlar, her bir bileşeniyle, çeşitli güç ilişkileri ve ideolojik yapılar tarafından şekillendirilir. Bu ilişkiler, zaman zaman görünmeyen fakat derinden etkileyen bir ağ gibi, insanların günlük yaşamlarını etkiler ve toplumsal düzeni oluşturur. Peki ya “Ayva denesi” gibi basit bir öğe, siyasal bir bakış açısıyla nasıl değerlendirilebilir? Basit bir meyvenin sağlık üzerindeki faydalarına dair bilgiler, aslında toplumsal yapılar, ideolojik yönelimler ve bireysel katılım gibi daha geniş kavramlarla bağdaştırılabilir mi? Bu yazıda, “Ayva denesi”nin bilinen sağlık faydalarından yola çıkarak, siyasetin doğasına, güç ilişkilerine ve toplumsal düzenin nasıl işlediğine dair bir analiz yapmayı amaçlıyorum.…
Yorum BırakAdi Ortaklıklar ve Vekalet Verme: Ortaklıkların Güçlü ve Zayıf Yönleri Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme Hepimiz hayatımızda bir kez olsun, bazen aile içinde bazen iş dünyasında birine güvenip ortaklık yapma kararı almışızdır. Birlikte çalışmak, başarıyı paylaşmak, yükleri hafifletmek, ideallerini hayata geçirmek… Ancak, işler yolunda gitmediğinde bir ortaklık her zaman beklediğiniz gibi gitmez. İşte o zaman, “Adi ortaklık nasıl vekalet verir?” sorusu gündeme gelir. Bir karar almak, birini temsil etmek ya da bir başkasına yetki vermek, her zaman hassas bir noktadır. Hatta, bu durumları anlamadan bir ortaklık kurmak büyük riskler doğurabilir. Ama her ortaklık böyle mi olur? İster bir iş kuruyor olun,…
Yorum BırakDiyarbakır Depremzede Bölgesi Mi? Diyarbakır’ın depremzede bölgesi olup olmadığı, hem teknik bir tartışma alanı hem de insani bir mesele. Konuyu farklı açılardan ele alırken, zihnimdeki farklı bakış açılarını dinlemeye çalışıyorum. Hem mühendislik açısından soğukkanlı bir değerlendirme yapacağım, hem de içimdeki insan tarafının duygusal bakışını yansıtmaya çalışacağım. Çünkü, bu tür toplumsal meseleler her zaman iki uca çekilebilen, farklı görüşlere sahip bir konu. İçimdeki Mühendis: Deprem Riski ve Altyapı İçimdeki mühendis böyle diyor: “Diyarbakır, deprem riski açısından Türkiye’nin en yüksek dereceli bölgelerinden biri değil. Ancak, bu demek değil ki bu şehirde deprem riski yok.” Diyarbakır, özellikle jeolojik açıdan fay hatlarına yakın olmamakla…
Yorum BırakZeval Vakti Ne Zaman Başlar? Tarihsel Bir Bakış Geçmişi anlamak, sadece eski olayları hatırlamak değil, bugünü doğru yorumlamak için bir anahtardır. Her dönemin, kendi içinde taşıdığı toplumsal dinamikler, kırılma noktaları ve tarihi izler vardır; bunları kavrayabilmek, geçmişle aramızdaki bağları kurmamıza yardımcı olur. Bu bağlamda, zeval vakti gibi kavramlar, bir toplumun tarihsel yolculuğunun önemli dönüm noktalarından biri olarak karşımıza çıkar. Peki, zeval vakti ne zaman başlar? Bu kavramın köklerine inmek, sadece kelimenin anlamını çözmekle kalmaz, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal dönüşümleri anlamamıza da ışık tutar. 1. Zeval Vakti Nedir? Kavramın Kökeni Kelime Anlamı ve İslam Dünyasındaki Yeri Türkçeye Arapçadan geçmiş olan…
Yorum Bırak