Merhaba! Kebe sayfasının bu haftaki konusu “Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava”. Umarız faydalı bulursunuz!
Kitapseç Kaç TL Üzeri Kargo Bedava? İzmir’de Kitap Sepetiyle Gelen Hayat Muhasebesi
Bir cuma akşamı, bir sepete sığmayan düşünceler
İzmir’de cuma akşamlarının ayrı bir kaosu var. Sahil tarafı “hadi dışarı çıkalım” diye bağırırken, ben evde “sadece bir kitap bakıp çıkacağım” diyerek başladığım ve 2 saat sonra kendimi 7 kitaplık sepette bulan insan tipiyim. Bu cümleyi utanarak yazmıyorum çünkü bunu yaşayan tek kişi olmadığımı da biliyorum.
O akşam yine aynı şey oldu. Laptopu açtım. Bir şey almayacaktım. Sadece “bakınacağım.” İnsanlık tarihinin en büyük yalanlarından biri: “bakınmak.”
Bir anda ekranımda kitaplar, indirimler, kampanyalar… Ve zihnimde tek bir soru:
Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava?
Ama işte mesele sadece para değildi. O soru bir anda matematik problemi gibi değil, hayat problemi gibi durmaya başladı.
Çünkü sepete eklediğim her kitap sadece bir kitap değil, “kendime verdiğim sözlerin güncellemesi”ydi.
Sepet psikolojisi: İnsan kendini neden kandırır?
Sepete ilk kitabı ekledim.
Sonra ikinci.
Sonra “bu kesin lazım” dediğim üçüncü.
Ve sonra klasik iç ses:
— “Sen zaten bu ay harcama yapmayacaktın.”
Ben:
— “Bu yatırım.”
İç ses:
— “Kitap almayı yatırım sanan ekonomi modeli çökmüştür.”
O sırada aklıma yine aynı soru geldi:
Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava?
Çünkü insan şunu düşünüyor: “Madem alıyorum, bari kargo parası vermeyeyim.”
Ama dürüst olalım, çoğumuz kargo parasını değil, kendi kontrolsüzlüğümüzü yönetmeye çalışıyoruz.
İzmir gecesi + kitap sepeti = duygusal ekonomi krizi
İzmir geceleri biraz tehlikeli. Sessiz, sıcak, hafif rüzgârlı… İnsan böyle havalarda ya eski mesajlara bakar ya da gereksiz alışveriş yapar.
Ben ikinci gruba giriyorum.
Bir arkadaşım yazdı o sırada:
— “Ne yapıyorsun?”
Ben:
— “Ekonomi yönetiyorum.”
O:
— “Ne ekonomisi?”
Ben:
— “Kitap ekonomisi. Şu an kargo bedava sınırına ulaşmaya çalışıyorum.”
Cevap gecikmedi:
— “Sen bildiğin devlet planlama teşkilatısın ama sadece romanla çalışıyorsun.”
Güldüm.
Ama sepete bir kitap daha ekledim.
Çünkü bazen insan gülerek daha fazla harcar.
Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava? ve insanın sınır testi
Aslında bu sorunun kendisi bile bir psikolojik test gibi.
“Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava?” diye sormak demek şu anlama geliyor:
> “Ben ne kadar daha kitap alabilirim ki kendimi suçlu hissetmeden?”
Evet, mesele kargo değil.
Mesele o eşik.
O eşik var ya… İnsan ruhunun fren noktası gibi.
Sepet 300 TL olduğunda insan:
— “Mantıklı.”
500 TL olduğunda:
— “Zaten uzun zamandır kitap almıyordum.”
700 TL olduğunda:
— “Bu eğitim harcaması.”
900 TL olduğunda:
— “Ben kendimi geliştiriyorum.”
1000 TL üstü:
— “Ben artık farklı bir insanım.”
Kitap alışverişi bir karakter gelişim hikâyesidir
Daha Fazlası İçin: Doğubeyazıt ağrısı kaç TL ?
Bir noktada kendimi şunu düşünürken buldum:
Kitap almak aslında kendini yeniden yazmak gibi.
Ama bazen çok hızlı yazıyoruz.
Mesela sepette şunlar vardı:
Bir roman (duygusal çöküş garantili)
Bir felsefe kitabı (okuyunca %80’i anlaşılmayacak)
Bir kişisel gelişim kitabı (okunup yarıda bırakılacak ama umut veriyor)
Ve “nasılsa bir gün okurum” kitabı
Bu noktada iç ses tekrar devreye girdi:
— “Sen bu kitapları ne zaman okuyacaksın?”
Ben:
— “Ben gelecekteki ben’e güveniyorum.”
İç ses:
— “Gelecekteki sen şu anki seni hiç sevmiyor olabilir.”
Ve işte tam o anda tekrar düşündüm:
Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava?
Çünkü artık mesele kitap değil, stratejiydi.
Arkadaş grubu analizi: Kitap sepeti mi terapi mi?
Ertesi gün arkadaş grubunda konu açıldı. İzmir’de zaten her konu bir şekilde dalga konusu olur.
Ben anlattım:
— “Dün yine kitap aldım ama kargo bedava sınırına ulaşmaya çalışırken kontrolü kaybettim.”
Arkadaş 1:
— “Bu artık alışveriş değil, oyun.”
Arkadaş 2:
— “Steam’de indirim kovalar gibi kitap kovalıyorsun.”
Arkadaş 3:
— “Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava diye değil, ‘ben kaç TL’de dururum’ diye sorman lazım.”
Sessizlik.
Çünkü haklıydı.
Ama ben yine de savundum:
— “Bakın mesele kitaplar. İnsan gelişiyor.”
Arkadaş 1:
— “Sen gelişmiyorsun, sepet büyüyor.”
O an hepimiz güldük.
Ama içimde küçük bir gerçek vardı: biraz haklıydı.
İç hesaplaşma: Sepet mi büyüyor, ben mi kaçıyorum?
Gece eve döndüğümde bilgisayarı açmadım.
Ama düşünceler açıldı.
Bazen insan alışveriş yaparken sadece ürün almaz, eksik hislerini de sepete ekler.
Ben de belki o yüzden sürekli kitap alıyordum.
“Bir gün daha iyi bir versiyonum olacak” fikrini satın alıyordum.
Ve yine o soru:
Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava?
Ama artık bu soru bana şunu hatırlatıyordu:
“Ne kadar alırsan al, bazı eksikler kargoyla tamamlanmıyor.”
Gerçekle yüzleşme: Kargo bedava değil, bilinç bedava
Bir süre sonra fark ettim ki asıl mesele kargo değildi.
Asıl mesele şuydu:
Ben her sepeti doldurduğumda kendimi boşluklardan uzaklaştırmaya çalışıyordum.
Ama kitaplar boşlukları doldurmaz.
Sadece onlarla oturmayı öğretir.
O gece sepeti açtım.
Bir süre baktım.
Sonra bazı kitapları çıkardım.
Sonra tekrar ekledim.
Sonra tekrar çıkardım.
Kendimle pazarlık yapıyordum resmen.
— “Bu fazla.”
— “Ama bu önemli.”
— “Bu zaten yarım kalacak.”
— “Ama belki bu sefer bitiririm.”
Ve en sonunda hiçbir şeyi tamamlamadan ekranı kapattım.
Sonuç gibi görünen ama aslında başlangıç olan bir farkındalık
Ertesi gün sahilde yürürken aklımda hâlâ aynı soru vardı:
Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava?
Ama artık bu soru komik bir alışveriş detayı gibi değil, bir alışkanlığın aynası gibi duruyordu.
İnsan bazen en basit sorularla kendi içini görür.
Ben de şunu gördüm:
Ben kitap almıyordum sadece.
Ben kendime sürekli “bir şeyler olacak” hissi satın alıyordum.
Ama gerçek değişim sepette değil, yürüyüşteydi.
Deniz kenarında durup rüzgârı yüzümde hissederken şunu düşündüm:
Belki de mesele kargo bedava olması değil.
Belki de mesele, insanın kendi iç yükünü biraz hafifletmesi.
Ve o an ilk kez sepetsiz bir rahatlık hissettim.
Telefonu cebime koydum.
Ve yürümeye devam ettim.
Kebe olarak “Kitapseç kaç TL üzeri kargo bedava” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!