Kahramanmaraş’ın Doğal Güzellikleri Nelerdir? Keşfetmeye Başlarken
Geçen yaz, işyerinde bir arkadaşım Kahramanmaraş’a gitmek için plan yaparken bana da katılmayı önerdi. Benim için sıradan bir hafta sonu kaçamağı gibi başlamıştı ama Kahramanmaraş’ın doğal güzellikleri hakkında düşündükçe, şehir hakkında ne kadar eksik bilgiye sahip olduğumu fark ettim. Tabii ki, Ankara’da doğup büyüdüğüm için Güneydoğu’nun keşfedilmemiş köyleri, dağları ya da gölleri bana uzak kalmıştı. O yüzden o yolculuk, bana bir anlamda bir göz açma, doğayı ve içindeki saklı hazineleri yeniden keşfetme fırsatı sundu.
Kahramanmaraş’ın Doğal Güzellikleri: Başlangıç Noktası
Kahramanmaraş, aslında sahip olduğu doğal güzellikleriyle Türkiye’nin gizli cennetlerinden biri. Geçen yazı hatırlıyorum, sabah erkenden yola çıktık. Uzun bir yolculuk sonrası, şehir merkezine doğru ilerlerken gözlerim dağları takip ediyordu. “Burada ne var?” diye içimden soruyordum. Herkesin bildiği Maraş dondurması ya da o meşhur dövme tekstili dışında bu şehri hangi doğal güzellikler bekliyordu? İşte o an, şehir dışına çıkıp bu doğanın içine doğru adım atmaya başladıkça gerçek güzelliklerin farkına vardım. Kahramanmaraş’ın doğal güzellikleri nelerdir sorusuna cevap bulmam o kadar uzun sürmedi. İlk anda bile doğanın gücü, büyüleyiciliği ve sakinliği beni sarhoş etti.
Yedikuyular: Kahramanmaraş’ın Sakin Yüzü
İlk olarak Yedikuyular’a gittik. Yedikuyular, Kahramanmaraş şehir merkezine oldukça yakın ve bir yanda dağlar, diğer yanda geniş ormanlar ve büyük bir alanı kapsayan kayak merkeziyle oldukça göz alıcı. Kışın kayak yapmayı sevenler için ideal bir yer olduğu gibi, yazın da soğuk havasıyla piknik yapmak isteyenlere büyük bir rahatlama sunuyor. Orada bir çay içip, etrafı izlerken bu kadar huzurlu bir yerin varlığını daha önce hiç fark etmemiş olduğum için biraz şaşkınlık yaşadım. Etrafıma baktım ve düşündüm: Burası ne kadar değerli bir yer, ama çoğu insan bunun farkında bile değil.
Yedikuyular’a kadar gitmişken, oradaki kuytularda oturup doğal güzelliklerin tadını çıkarmadan olmazdı. Ormanların içindeki yürüyüş yolları, etrafta sürekli mis gibi çam kokusu, temiz hava… Gerçekten “burada yaşam ne güzel” diye düşündüm. Bir yandan da bu gibi yerlerin korunması gerektiğini, çevreye olan duyarlılığın ne kadar önemli olduğunu hissettim. Her şey bir yana, doğanın tam ortasında olmanın verdiği huzur, oradaki insanların hayatını nasıl daha farklılaştırabileceğini fark etmek çok anlamlıydı.
Afşin: Doğanın Harfiyen Gösterdiği Güzellik
Bir sonraki durak, Afşin’in muazzam doğasıydı. Afşin, her yönüyle doğayla iç içe bir yer. Burada, Afşin Ovası’nın uçsuz bucaksız yeşilliği ve etrafını saran dağlar gerçekten görülmeye değer. Burada, küçük bir köyde tanıştığım yaşlı bir amca bana bu toprakların uzun yıllardır sahip olduğu doğal güzellikleri anlattı. “Afşin, doğasıyla ünlüdür ama ne yazık ki çoğu insan buraya göz ucuyla bakar” dedi. Bu sözü aklımda tutarak, çevremdeki manzaraya bakarken ne kadar haklı olduğunu düşündüm. Bu doğada kaybolmak, ama bir o kadar da kendini bulmak gerçekten müthişti. Zeytin ağaçlarının arasından geçerken, arada kalan sessizliği ve huzuru hissetmek insanı başka bir dünyaya götürüyor.
Doğa ile İç İçe Bir Yaşam: Kahramanmaraş’ın Farklı Yüzleri
İlerleyen saatlerde, şehre dönerken Maraş’ın doğal güzelliklerini daha da içselleştirmiştim. Kahramanmaraş’ın doğal zenginlikleri, sadece dağları ve gölleriyle değil, insanlarının doğayla uyumlu yaşam şekliyle de öne çıkıyor. Bir akşam, şehir merkezinde yürürken, karşımdan gelen bir grup çiftçiyle sohbet ettim. Onlar, toprakla iç içe çalıştıklarını, her yıl aynı mevsimde doğanın sunduğu nimetleri topladıklarını, ama aynı zamanda doğayı korumanın önemini de bildiklerini söylediler. “Doğayı koruyarak biz de varız” diyen yaşlı bir kadın, o kadar içten bir şekilde söyledi ki, bu cümle aklımda kazındı.
Kahramanmaraş’ın Doğal Güzellikleri: Huzurun ve Yalnızlığın Yeri
Günü bitirip otelimize dönerken, yolda son bir defa dağlara bakmaya karar verdim. Kahramanmaraş’ın dağları, sadece göz zevkini değil, insan ruhunu da besliyor gibi. Bir yandan şehirdeki yoğun hayatı, diğer yandan doğanın sakinliğini düşündüm. Burası, her açıdan bir dengeyi barındırıyor. Hem şehrin kalabalığıyla hem de dağların dinginliğiyle bir arada var olabiliyor. Kahramanmaraş’ı keşfettiğimde, aslında doğanın insan ruhu üzerindeki etkisini de daha iyi anlamış oldum. Doğal güzelliklerin içinde kaybolarak, bir anlamda kendimi buldum.