Kebe olarak bu yazımızda “Kade nedir” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar! Kayyum ne demek din? Kavramın çok katmanlı yapısı Dini bağlam: El-Kayyum Kayyum ne demek din? sorusu, ilk bakışta hem dini hem de hukuki iki ayrı dünyayı aynı kelimede buluşturuyor gibi görünüyor. İslam düşüncesinde “El-Kayyum”, Allah’ın isimlerinden biri olarak geçer ve “kendi kendine kaim olan, varlığı başkasına bağlı olmayan, her şeyi ayakta tutan ve yöneten” anlamını taşır. Bu yönüyle bakıldığında kavram, mutlak bir düzeni, sürekliliği ve bağımsız varoluşu ifade eder. Günlük hayatta bu anlam çoğu zaman gözden kaçıyor. İnsanlar “kayyum” kelimesini daha çok siyasi ya da idari bağlamlarda duydukları için,…
Yorum BırakEtiket: bu
İnebolu’ya Neden Madalya Verildi? Pedagojik Bir Bakış Bir toplumun tarihini anlamak, yalnızca yaşanmış olayları sıralamakla değil, o olayların insanlar üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin nasıl toplumsal yapıları şekillendirdiğini kavrayarak olur. Geçmişi incelediğimizde, bir toplumu dönüştüren olayların sadece devlet politikaları ya da askeri zaferlerle sınırlı olmadığını görürüz. Her bir halk kahramanlık, fedakarlık, ve bazen anonim dayanışmalarla tarih yazmış, bu süreçlerin de toplumun eğitim, değerler ve dünya görüşü üzerindeki etkileri olmuştur. İnebolu’nun madalya alması, bu tür bir tarihsel olayın modern eğitim bağlamında nasıl şekillendiğini ve toplumsal sorumluluğa nasıl yansıdığını incelemek adına önemli bir örnektir. İnebolu, Kurtuluş Savaşı sırasında önemli bir stratejik öneme…
8 YorumGün Yüzü Görmemek: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenmek, insanın gelişim yolculuğunda bir ışık gibidir. Her yeni bilgi, her edinilen beceri, zihin ve ruh üzerinde iz bırakır. Bu izler, zamanla insanı şekillendirir, dönüştürür. Gün yüzü görmek ise tam anlamıyla bu dönüştürücü gücün vücut bulduğu andır. Öğrenme, karanlıkta kalmaktan çıkarak, potansiyelinizi keşfetmek ve hayatınıza yeni bir yön vermek için bir fırsattır. Ancak, bu yolculuk herkes için aynı şekilde başlamaz. Kimi insanlar, öğrenmenin ilk adımlarını atmakta zorlanabilirler ve bu da “gün yüzü görmemek” olarak tanımlanabilir. “Gün yüzü görmemek” ifadesi, bir kişinin potansiyelini gerçekleştirememesi, fırsatları kaçırması ve sosyal çevresinden dışlanması anlamına gelir. Ancak, bu durum…
8 YorumGeoteknik Ana Bilim Dalı: Geçmişten Bugüne Uzanan Bir Bilimsel Yolculuk Geçmişin izlerini takip etmek, sadece tarihsel bir öğrenme süreci değil, aynı zamanda bugün yaşadığımız toplumsal ve bilimsel evrimi anlamanın da anahtarıdır. Tarihsel bir bakış açısı, bugünün sorularına cevap bulmamızı kolaylaştırabilir. Geoteknik, tam da bu noktada, toprak ve yapı etkileşimleri üzerine derinlemesine yapılan araştırmalarla mühendislik ve çevre bilimlerinde önemli bir yere sahiptir. Bu yazıda, geotekniğin gelişim sürecini, zaman içerisindeki önemli kırılma noktalarını ve bu bilim dalının toplumların ve mühendislik pratiğinin evrimine nasıl katkı sağladığını inceleyeceğiz. Geoteknik Biliminin İlk Temelleri Geoteknik, toprak mühendisliğinin bir alt dalı olarak, temel olarak yer kabuğunun ve…
10 YorumGasil Dinde Ne Demek? Siyasal Bir Bakış Giriş: Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Toplumlar, tarihsel olarak kendi güç dinamiklerini ve iktidar yapılarını kurarken, bu düzenin sürdürülebilirliği için belirli ritüeller, kurallar ve normlar oluşturmuşlardır. Bu kurallar, sadece bireylerin toplumdaki yerini belirlemekle kalmaz, aynı zamanda kolektif anlamda kimlik ve aidiyet duygusunu da pekiştirir. Güç ilişkileri ve toplumsal düzenin inşası, her kültürde farklı şekillerde karşımıza çıkar, ancak bir noktada her toplum, bireylerin hem bir arada yaşamasını hem de ölümden sonra varlıklarını nasıl anlamlandıracaklarını belirleyen bir yapıyı oluşturur. Bu bağlamda, İslam’da bir ölüye gusül abdesti alma uygulaması, sadece dini bir ritüel olmanın ötesinde, toplumsal…
8 YorumKaynakların Kıtlığı ve İnsan Sesi: Bir Ekonomik Analiz İnsan olarak bizler, sınırlı kaynaklar ve sonsuz talepler ile çevrilidir. Bu temel gerçek hem ekonomik sistemlerin hem de bireysel yaşamlarımızın merkezinde yer alır. Bir ses frekansının – insan sesinin – kaç Hertz (Hz) olduğu sorusu, ilk bakışta sadece fiziksel bir olgu gibi görünse de, ekonomik düşünce için güçlü bir metafor sunar. Kaynakların kıtlığı, seçimlerin sonuçları ve bu seçimlerin toplumsal refah üzerindeki etkileri, insan sesinin frekans aralığını anlamaya yönelik sorularla şaşırtıcı şekilde örtüşebilir. Bu yazı, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden “insan sesi kaç Hz?” sorusunu incelerken, piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları, kamu…
8 YorumOrta Oyunu Cümle İçinde Nasıl Yazılır? Felsefi Bir Yaklaşım Hayat, bazen bir sahnede oynanan bir oyun gibidir. Bazen başrolde biz varız, bazen de seyirci. Ancak bu oyun, bizim üzerimizdeki etkisiyle daha derin bir anlam kazanır. “Orta oyunu” denilen terim, bir tür geleneksel Türk sahne sanatlarını ifade eder. Peki, bu oyun kelimelere döküldüğünde, cümleler içinde nasıl anlam bulur? Şu soruyu sorarak başlayalım: Bir kelimenin veya bir terimin, sadece tanımıyla mı var olduğunu düşünmeliyiz, yoksa onu kullandığımız bağlama göre şekillenen bir anlam dünyası mı yaratıyoruz? Felsefe, tam da burada devreye girer. Bu yazı, bir terimi ve onun cümle içindeki anlamını felsefi bir…
8 YorumGiriş: Aslıhan ve Siyasetin Dilinde İsimler Her birimiz, adlarımızla dünyaya geliriz; ve bu isimler sadece bir kimlik işareti olmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapının, kültürün ve politik düzenin bir parçasıdır. “Aslıhan” ismi, bir anlamda Türkiye’nin çok katmanlı kimliğini yansıtan, tarihsel ve kültürel derinliği olan bir isimdir. Ancak bu ismin ardında duran güç ilişkilerini, ideolojileri, kurumları ve bunların insan hayatındaki yansımalarını sorgulamak, bizleri daha geniş bir siyasal okuma yapmaya sevk edebilir. Aslıhan, sadece bir ad olmanın ötesinde, toplumun tarihsel, kültürel ve politik yapılarındaki bir güç ilişkisini, egemen ideolojilerin ve toplumsal cinsiyet rollerinin izlerini taşıyor olabilir. Siyasi yapılar ve iktidar ilişkileri üzerine…
14 YorumKakofoni Hangi Dil? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Siyaset bilimi, toplumsal yapıları, güç ilişkilerini ve bu ilişkilerin toplumlar üzerindeki etkilerini anlamaya çalışır. Her bireyin, her grup ve her kurumun, toplumsal düzende belirli bir ses çıkarması ve bu sesin toplumsal yapıyı şekillendirmede etkili olması beklenir. Ancak, bu seslerin hepsi uyum içinde değildir. Bazen bu sesler, birbirine zıt, gürültülü ve anlaşılmaz bir hal alabilir. Bu durumu “kakofoni” olarak tanımlayabiliriz. Peki, bir toplumda bu tür bir “kakofoni” neden ortaya çıkar? Kakofoninin politik anlamı nedir? İktidar, kurumlar ve ideolojiler arasındaki güç dinamikleri bu “gürültü”yü nasıl şekillendirir? Erkeklerin stratejik güç odaklı bakış açılarıyla, kadınların toplumsal…
20 YorumIplenmemek: Psikolojik Bir Durumun Derinliklerine Yolculuk Bir psikolog olarak, insanların nasıl düşündüklerini, hissettiklerini ve başkalarıyla etkileşime girdiklerinde neler yaşadıklarını anlamak her zaman büyük bir merak uyandırmıştır. Bugün sizlere sıkça duyduğumuz ama çoğu zaman derinlemesine düşünmediğimiz bir ifadeyi inceleyeceğiz: İplenmemek. Peki, “iplenmemek” ne anlama gelir? Bu kelime, kelime anlamından öte bir anlam taşıyor olabilir mi? İnsan psikolojisinde nasıl bir iz bırakır? İplenmemek Nedir? Kısa Bir Tanım Türkçeye özgü bir kavram olan “iplenmemek”, genellikle bir kişiyi görmezden gelmek, önemsememek ya da ona değer vermemek anlamında kullanılır. Duygusal bağlamda, bir kişinin karşısındaki insanı adeta “göz ardı etmesi” ve ona karşı ilgisiz kalması, bu…
20 Yorum