İçeriğe geç

Mecuk ne demek Rize ?

Kebe takipçilerine merhaba! Bu yazımız “Mecuk ne demek Rize” konusunu seven herkes için hazırlandı.

Rize’ye gidişim ve “Mecuk” kelimesiyle ilk karşılaşmam

Bazen insan hayatında küçük bir kelime, koca bir dönüm noktasına dönüşür. Benim için “Mecuk ne demek Rize?” sorusu tam olarak böyle bir şeydi. Basit bir merak gibi başladı ama içimde açtığı boşluk, düşündüğümden çok daha derindi.

O yaz, Kayseri’den ilk defa Karadeniz’e doğru uzun bir yolculuğa çıkmıştım. İçimde hem garip bir özgürlük hissi hem de kimseye itiraf edemediğim bir kırılganlık vardı. Sanki şehirden değil de kendimden kaçıyordum. Rize’ye vardığımda hava, alıştığım her şeyden farklıydı; nemli, yoğun ve insanın içine işleyen bir yeşillik vardı her yerde.

O gün bir çay bahçesinde otururken yan masada konuşulan bir kelime dikkatimi çekti: “Mecuk.”

İlk başta önemsemedim. Ama kelime tekrar edildikçe içimde bir şey kıpırdadı. Sanki o kelime bana bakıyordu.

Çay bahçesinde duyduğum o kelime

Yan masada iki genç vardı. Biri diğerine gülerek bir şeyler anlatıyordu. Arada kahkahalar yükseliyor, Karadeniz’in hızlı konuşma ritmi rüzgârla karışıyordu.

Bir cümle net şekilde kulağıma çarptı:

“Ula sen tam bir mecuk çıktın ha!”

O an durdum. Çayımdan bir yudum alırken elim istemsizce yavaşladı. “Mecuk” neydi? Bir hakaret mi, şaka mı, yoksa sevgiyle karışık bir takılma mı?

İçimde hemen bir merak değil, daha derin bir şey oluştu. Sanki bu kelimeyi anlarsam, burayı da biraz anlayacaktım.

Ama o an bilmiyordum… Aslında kendimi de anlamaya çalışıyordum.

Yabancılık hissi ve kelimelerin ağırlığı

Rize’ye geldiğimde kendimi ilk kez bu kadar “yer dışı” hissetmiştim. Kayseri’nin sert ama düzenli havasından sonra buradaki doğa bana hem özgür hem de yabancı geliyordu.

İnsan bazen bir şehirde değil, kendi içinde yabancı olur ya… Ben tam olarak öyleydim.

“Mecuk” kelimesi zihnime takıldıkça, sanki bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi hissettim. Basit bir kelimeydi belki ama benim içimde büyüyordu. Çünkü bazı kelimeler, sadece anlamlarıyla değil, taşıdıkları duygu yüküyle insanın içine işler.

O gün defterimi açtım. Her gezimde yaptığım gibi yazmaya başladım:

“Bugün bir kelime duydum. Mecuk. Ne olduğunu bilmiyorum ama içimde bir yere dokundu.”

O cümleyi yazarken bile kalbim sıkıştı. Çünkü bazen insan bilmediği şeylerden değil, anlamlandıramadığı duygulardan korkar.

Bir çay ocağında gelen küçük açıklama

Ertesi gün dayanamadım. Aynı çay bahçesine tekrar gittim. Bu sefer garson gibi görünen orta yaşlı bir adama sordum:

“Abi… mecuk ne demek?”

Adam önce güldü. Öyle kötü niyetli bir gülüş değil, daha çok alışık olduğu bir soruya verilen rahat bir tepki gibi.

“Ha sen yabancısın galiba,” dedi.

Başımı salladım.

Sonra çayını yudumlayıp açıkladı:

“Bizde mecuk, biraz yaramaz, biraz saf ama iyi niyetli çocuklara derler. Hem severiz hem de takılırız.”

O an içimde bir şey gevşedi.

Demek ki hakaret değildi.

Ama yine de içimde garip bir burukluk kaldı. Çünkü “yaramaz ama iyi niyetli” ifadesi bana çok tanıdık gelmişti.

Sanki biri beni anlatmıştı da ben fark etmemiştim.

Mecuk kelimesinin bende bıraktığı iz

O gün Rize’nin sokaklarında yürürken sürekli bu kelimeyi düşündüm. Mecuk.

Basit bir kelimeydi ama zihnimde bir karaktere dönüşüyordu. Saçları rüzgârda dağılan, biraz dalgın bakan, iyi niyetli ama sürekli yanlış anlaşılmaya açık bir çocuk gibi…

Ve garip olan şu: O çocuğun ben olduğunu hissettim.

Bu his ilk başta rahatsız ediciydi. Çünkü insan kendine dışarıdan bakmayı pek sevmez. Ama sonra fark ettim ki bu kelime beni incitmiyor, tam tersine açıyordu.

İçimde sakladığım bazı kırılganlıkları görünür hale getiriyordu.

Yağmur altında gelen fark ediş

Şunları da İnceleyin: Meb kitabı kaç cm ?

Rize’de yağmurun sesi bile farklıydı. Sanki gökyüzü konuşuyordu.

Bir akşamüstü sahile doğru yürürken aniden bastıran yağmurun altında kaldım. Şemsiye açmadım. Açmak istemedim. Sadece yürüdüm.

Islanırken içimden tek bir şey geçiyordu:

“Ben aslında biraz mecuk muyum?”

Bu soru garipti ama gerçekti. Çünkü hayatım boyunca hep biraz yanlış anlaşılmış, biraz eksik anlatılmış hissederdim. İnsanların bana bakışıyla benim kendimi gördüğüm kişi çoğu zaman örtüşmezdi.

O an yağmurun altında yürürken buna kızmadım. Sadece kabul ettim.

Belki de mecuk olmak kötü bir şey değildi.

Belki de sadece “fazla hisseden ama bunu doğru ifade edemeyen biri” demekti.

Kayseri’den Rize’ye taşınan iç sesim

Kayseri’ye döndüğümde her şey aynıydı ama ben aynı değildim. Sokaklar, insanlar, sesler… Hepsi tanıdıktı ama içimde bir şey yer değiştirmişti.

Defterime daha sık yazmaya başladım.

“Mecuk ne demek Rize?” sorusu artık sadece bir anlam arayışı değildi. Bir tür iç hesaplaşmaya dönüşmüştü.

Kendime kızdığım anlarda bile o kelime aklıma geliyordu. Çünkü o kelime bana şunu öğretmişti: İnsan bazen eksik değildir, sadece farklıdır.

Ve farklılık her zaman yanlış anlaşılır.

Bir arkadaş sohbetinde tekrar karşıma çıkması

Bir süre sonra Kayseri’de arkadaşlarımla otururken istemsizce Karadeniz’den bahsettim. Sohbetin bir yerinde biri bana takıldı:

“Sen de biraz mecuksun aslında.”

Bir an sustum.

İçimde bir gülme isteğiyle bir kırgınlık aynı anda yükseldi. Ama bu sefer farklıydı.

Çünkü artık o kelimeyi biliyordum.

O yüzden kızmadım.

Sadece gülümsedim.

“Olabilir,” dedim. “Belki de öyleyim.”

Ve o an fark ettim: Bazı kelimeler insanı aşağı çekmez, aksine kendi içine yaklaştırır.

Mecuk kelimesinin bende açtığı duygusal kapı

Zaman geçtikçe bu kelime benim için bir etiket olmaktan çıktı. Bir aynaya dönüştü.

Kendime baktığımda artık sadece eksiklerimi değil, iyi niyetimi de görmeye başladım.

Çünkü mecuk, bana göre artık sadece “yaramaz çocuk” demek değildi.

Biraz yanlış anlaşılmayı göze alan, biraz fazla hisseden, biraz da dünyaya tam sığamayan insanlar demekti.

Ve dürüst olayım… bu tanım bana çok yakındı.

Bunu kabul etmek kolay olmadı.

Ama insan bazen kendini en doğru kelimede bulur.

İçimde kalan son fark ediş

Bugün hâlâ o çay bahçesini, o yağmurlu günü ve o kelimeyi hatırlıyorum.

“Mecuk ne demek Rize?” diye başladığım yolculuk, aslında kendime dönmekle ilgiliymiş.

Bunu geç fark ettim.

Ama geç fark etmek, hiç fark etmemekten iyidir.

Şimdi o kelimeyi duyduğumda içimde ne bir kırılma ne de bir savunma var.

Sadece sessiz bir kabul var.

Belki de bazı insanlar gerçekten mecuktur.

Ve belki de bunda saklanacak bir şey yoktur.

“Mecuk ne demek Rize” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Kebe olarak daha fazlası için buradayız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.festivalforum.com.tr https://isiteknikgrup.com.tr https://toptankilit.com.tr Sitemap
vd.casino